🙂 Nereden başlasam bilemedim… Yıl 2018  Aylardan temmuz, hayatımda 2 kere büyük acı yaşadım, bu 2.si işte. Öyle bi acı ki benliğimi söküyor, her sabah uyandığıma lanet ediyorum, günlük hayata adapte olamıyorum bir türlü. Beni ve içsel ”arayış”ımı dengede tutan tek şey hareket etmek ama öylesine kıvranıyorum ki acı içinde, ne dans edebiliyorum, ne yoga yapabiliyorum. Sadece meditastondayım, sadece dua ediyorum. Kabulleniş ve sabır diliyorum Allah’tan… Ve işte her insanda olduğu gibi bana da acıyla ilgili 2 şans veriliyor; isyan etmek , ya da şükretmek.

Uchiha İtachi

Kalp ruha der ki: ben severim, âşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: Sen yeter ki sev.

Diyor Şems… Ruh ne güzel diyor sen yeter ki sev diye. Acısıyla da sev,tatlısıyla da sev. Kendim dediğini yak ki, gerçekten sev. Neyse işte, güzel kırdık kalbi, öylesine paramparça oldu, orada işte çıktı önüme bu seçenek. Ben şükretmeyi seçtim acıma,  ettiğim şükürle girdi ışıklar kalbime bütün o kırıklardan dola dola. Meğer bu kadar kırılmasa içerisi nasıl daha fazla ışıkla dolacakmış değil mi ?

Bi gün bestimle zorla antrenmana gittim. Antrenman da neymiş zaten zar zor tutunurken hayatta kalmaya? Müzik çaldı, ben de saldım, içsel dengemi aradım işte. Öyle ya, insanın içsel dengesi hep olursa o zaman bi anlamı kalır mı hayatta olmanın? Bıraktım kendimi ruhuma, ruhum hareketleri bedenime döktü, ben izledim, ben ağladım, ben güldüm, ben oradan ayrıldım, nefesle oraya geri döndüm. Böyle gözükmüş meğer, dans ederek insan kendini nasıl anlatır? Hiç beğenilme çabası yok,dışarısı yok sadece içerisi var. İçeride kopan kıyametleri dengelemeye istemek var, kıyametin farkında olan kalbe şükür var.

Buradan hareket meditasyonumu izleyebilirsiniz :

Akış işte,eğer gelirse , bırak gelsin. Eğer kalırsa,bırak kalsın Eğer giderse,bırak gitsin.

Oluruna bırak diyor ya,her neyse geçer <3 Hu.

Vesselam, kırılan kalpler olsun,yeter ki içerisi ışık dolsun.

E.