Selam!

Başka Şeyler podcastine hoşgeldin. PODCASTİ BURADAN DİNLEYEBİLİRSİN.Çok düşündüğümüz ama hakkında pek konuşmadığımız şeylerde bugün, gelecek kaygısından bahsedeceğiz. Neden gelecekle ilgili kaygılanırız? Bunu durdurmanın yolu nedir? Gelecek planlarında boğulurken nasıl akış haline devam edebiliriz gibi soruların cevabını paylaşacağım.

Bi önceki bölümde geçmişte boğulmayı konuşurken de söylediğim gibi, insan eğer AN’da mutlu değilse geçmişe ya da geleceğe odaklanmaya çalışır ve böylece içinde olduğu anı kaybetmeye devam eder böylece nefes almaya devam eder ama ne kadar yaşadığı soru işareti olarak kalır.

Gelecekle ilgili planlar yapmak ve yol çizmeye çalışmak her ne kadar yapılması gereken bir şey olsa da, olayların bizim kontrolümüzde olmadığını unuttuğumuz takdirde bu bize stres ve kaygı verebilir. Bu gerek zihinsel gerekse bedensel negatif belirtilere yol açabilir.

 Zihin eğer susmazsa, sürekli bu nasıl olacak, şu şöyle olursa bu böyle olur mu, ya bu böyle olmazsa gibi sorularla meşgulken, akışı kaçırır, puanda gerçekte olmayan şeyler yüzünden stres olmaya başlarız ve bu çoğu zaman bedenimize de yansır. Bedende belki bedenin belli yerinde uyuşmalar,kalpte çarpıntı, soğuk ya da sıcak terlemeler,baş dönmesi gibi anksiyete belirtileri olabilir. Bunlar yaşam kalitemizi düşüren şeylerdir ve bunlarsın bir yaşamı ve huzuru tercih etmek en doğal hakkımızdır.

Fakat sürekli bi acele içinde kalarak, modern zamanın ve sosyal medyanın da etkisiyle kendimizi sürekli bir şey yakalamak zorunda hissederek,fiziksel olmasa da zihinsel bir temponun içindeyiz. O güzel ANı hatırlamak için çekildiğimiz fotoğrafı bile o an paylaşmadan edemiyoruz. Ya da trafikte giderken ışığın sarıdan kırmızıya dönmek üzere olduğunu görünce hızımızı arttırıyoruz veya metroyu kaçırmamak için deli gibi koşuyoruz.

Ama neden? Neye yetişmeye çalışıyor neyi yakalamaya çalışıyoruz?

Gelecekte kaybolmanın en temel sorusu bu iken, aslında 1 dakika sonra ne olacağını bile bilmiyoruz.

İnsan egosu gereği, her şeyi kontrol etmek istiyor ve kontrol edememe ihtimalimiz olan bir şey olduğunda panikliyoruz, gelecek de bunlardan biri.

Ben şunu yapayım,bu böyle olsun,şu saatte şurada olayım,şu okula gireyim bu işi yapayım ve bunun gibi bir sürü örnek.

Fakat bunların hiçbiri bizim kontrolümüzde değil. Yarın için bir sürü planlar yaparken, yarın dünyanın sonu olmayacağını bilmiyoruz değil mi? 

Bunun çözümü aslında bırakmak, kontrolü bırakmak. Kontrolü bırakmayı öğrenerek , kendi içimizde o her şeyi kontrol etmek isteyen kısmı da şifalandırabiliriz ve eğer sen şifalanırsan, tüm dünya şifalanır. 

Bazen kendimizi en iyi ihtimalleri düşünürken yakalarız ve farkında olmadan bu bize beklenti verir ve gelecek beklentilerimizle uyuşmadığında hayal kırıklığına uğrarız, ya da bazen en kötüsünü düşünerek kendi kendimizi krizlere sokarız. Ama şunu her zaman hatırlamalıyız ki, bu durumların ikisi de gerçek değil ve sadece zihnimizde yarattığımız hikayelerden ibaret.

Hikayeleri farkedip ötesine geçebilen zihin, özgürdür.

Özgür olmayan zihin ise hala bir şeylerin planlarını yaparken stres olmaya devam eder, kendini böyle durumlarda bulduğunda şunu düşün: Eğer bütün geleceğini bilseydin gerçekten yaşamanın bir anlamı kalır mıydı?

Düşünsene ne zaman öleceğini,ne zaman mezun olacağını,ne zaman en büyük hayalinin gerçek olacağını ya da olmayacağını biliyorsun. Şuan gözlerini kapatıp biraz zaman al ve gelecekle ilgili kafanda soru işareti olan bütün bilinmezlikleri birden öğrendiğini düşün.

Asıl gerginlik orada değil mi sence de? Mesela yarın öleceğini bilsen ne hissederdin? Ya da en büyük hayaline ulaşamayacağını öğrensen? Nerede kaldı yolculuğun ve bilinmezliğin tadını çıkarırken kendini gerçekleştirmek? Nerede kaldı gelişmek ve var olmak? 

Bizi gelecek planlarımız içinde en çok tutan problem birden de en pozitif etkene dönüştü : BİLİNMEZLİK 

Geleceği tahmin edemeyiz, geleceği kontrol edemeyiz. Yapabileceğimiz tek şey, planlarımızı yapıp, planlarımız için elimizden gelenin en iyisini yaparken , her şeyin olması gerektiği gibi olduğu teslimiyeti ile yolculuğumuza devam etmek.

Kontrol edemeyeceğin şeyler üstünde, enerji harcama. Bunun yerine kontrol edebileceğin şeyler üstünde enerjini yoğunlaştır: mesela düşüncelerin ve eylemlerin. Yine daha önce bahsettiğim gibi, bugün ne giyeceğini seçtiğin gibi, düşüncelerini ve eylemlerini de seçebilirsin.

Belirsizlikle başa çıkabilmen için sana 4 yol önereceğim:

1- Beklentilerin yerine planları koy : 

Demin de bahsettiğim gibi, beklenti ürettiğinde kendini aslında hayal kırıklığına hazırlamış oluyorsun. Yarına öncülük yapabilirsin ama tam olarak ne olacağını kontrol edemezsin. Eğer en kötüsüne odaklanırsan, o zaman muhtemelen çok negatif hissedeceksin ve fırsatları göremeyeceksin, eğer en iyisine odaklanırsan da gerçekle eşleşmeyecek bir hayal yaratma ihtimalin var.

Geleceğin sana bir şey vermesini beklemek yerine, sen istediğin şeye odaklan, elinden geleni yap ve gerisini büyük resimde en hayırlısı olmasına güvenerek akışına bırak.

2-Hislerinin gözlemcisi ol:

Aslında derine indiğinde anlayacaksın ki seni rahatsız eden şey belirsizlik değil, belirsizliğin üzerinde yarattığı etki ve bu konuyla ilgili hislerin. 

Belirsizlik bir çok hisse yol açabilir ve bunlar daha fazla belirsizliğe sebep olabilir, bunun senin üstünde nasıl bir etki yarattığını meditasyonlarla gözlemleyerek hislerini seçmeyi öğrenebilirsin. Bunun için meditasyon bölümlerinden destek alabilirsin.

3-Kontrol edebileceğin şeylere odaklan:

Yine demin konuştuğumuz gibi, kendi düşüncelerini ve eylemlerini kontrol edebilirsin , bu yüzden bunlara odaklan. Mesela havanın nasıl olduğunu kontrol edemezsin ama soğuk bir havada nasıl giyineceğini kontrol edebilirsin. Aslında bu kadar basit 🙂

4-Farkındalığını arttır

Bunun en güzel yolu meditasyon olsa da, yoga, dans , spor yaparak fiziksel farkındalığını arttırabilirsin, nefesine odaklanarak puanda kalmayı deneyimle ve bunun süresini her an arttırmaya çalış. Göreceksin ki seni ANda tutan aktivitelere yaptıkça, geçmişe ya da geleceğe kaçma ihtiyacın azalacak. 

Gelecek kaygımızın ve kontrol etme isteğimizin olması gereken şeyi değiştiremeyeceğini anlatan kısa bir animasyon paylaşıyorum, BURADAN izleyebilirsin 🙂

 

Bu podcastin yazılı halini www.ezgilu.com’da bulabilirsin, ayrıca benimle yoga veya dans çalışmak istiyorsan bana yine aynı siteden ulaşabileceğini hatırlatmak isterim! 

Beklentilerimizin ötesine geçmekte bize yardımcı olacak ‘’Kabullenme’’ meditasyonum iste cuma günü yayınlanmış olacak!

Podcast sayfamı takip ederek güncellemelerden haberdar ol ve konuşmamı istediğin diğer konuları da bana ilet lütfen.

Bu blogu, ona yi geleceğine inandığın bir arkadaşınla paylaşmayı da unutma!

Sevgi ve farkındalık ile dengede kal!

Görüşmek üzere!!