İnsan kalbine dönsün, insan içine baksın.

Tibet’e de gitsen zihinle, İstanbula’da gitsen düşüncelerle…

İnsan kalbine dönsün,zihnin ötesini görsün.

Kalbin zihinden üstte olduğu fiziksel hallerimiz nerelerdir? Bi farkedelim.

İnsan kalbine dönsün,AN’da Tanrı’yı görsün.

Michelangelo’s God and Adam

Aşağıda, orjinali Muhyiddin Abdal’a ait olan;  Fazıl Say ile Cem Adrian,Güvenç Dağüstün,Burcu Uyar ve Selva Erdener’in çok beğendiğim çalışmasını paylaştım, dinlemek için buraya tıklayın, sözler için”yükselerek aşağıya inmeye” devam :).

Sevgi ile

vEsSelam

”İnsan insan dedikleri

İnsan nedir şimdi bildim

Can can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
Muhyiddin der hak kadir,
görünür her şeyde hazır.
Ayan nedir pinhan nedir,
nişan nedir şimdi bildim
İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim
Can, can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
Muhyiddin der hak kadir,
gorünür her şeyde hazır.
Ayan nedir, pinhan nedir,
nişan nedir şimdi bildim
İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim
Can, can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
Muhyiddin der hak kadir,
gorünür herşeyde hazır.
Ayan nedir, pinhan nedir,
nişan nedir şimdi bildim
Kendisinde buldu bulan,
bulmadı taşrada kalan
Canların kalbinde olan,
İnanç nedir şimdi bildim.
Ayan nedir pinhan nedir
Nişan nedir şimdi bildim
Muhyiddin der hak kadir,
gorünür herşeyde hazır.
Ayan nedir pinhan nedir,
nişan nedir şimdi bildim
İnsan, insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim.
Can, can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim
Muhyiddin der hak kadir,
gorünür herşeyde hazır.
Ayan nedir pinhan nedir,
nişan nedir şimdi bildim
Kendisinde buldu bulan,
bulmadı taşrada kalan
Canların kalbinde olan
İnanç nedir şimdi bildim,
Ayan nedir, pinhan nedir,
nişan nedir,şimdi bildim”